Bugün hava çok güzeldi. Uzun zamandır ağır, yer yer karlı, daha çok 'aman kar yağacak' korkulu, hayli soğuk günler geçiren biz istanbul ahalisi için fevkaledenin fevkinde bir gündü. Benim de şansıma dersler arasında uzunca bir boş vaktim oldu. Attım hemen kendimi sahile, elimde arkadaşımın yazdığı kitap, kulağımda müzikler...Bir elimde de kahve fincanıyla oturdum bir banka.Müziği kısık seste tuttum ki doğayı da dinleyebileyim,kitabıma da konsantre olabileyim. Laz olmadığım için hepsini aynı anda yapabiliyorum. İkizler olmanın da katkısıyla tabi ;)
Kitabımı okuyorum, orada geçen bir cümle beni düşündürüyor, durup uzaklara bakıyorum. Denize takılıyor gözüm, inip kalkan süzülen martıları izliyorum, gemiler, tekneler geçiyor. Sonra tekrar kitaba dönüyorum. Yine bir cümle beni düşündürüyor. Aaa diyorumm bunu ben de böyle yapıyorum, ya da hımm diyorum kendimle ilgili bir şey daha farkediyorum. Bazı bazı müziğe dalıyorum, durup sadece onu dinliyorum. Kafamı kaldırıp etrafa her baktığımda yanımdaki bankta oturan kadınla gözgöze gelip, birbirimizi tanımadan aynı An'ı paylaşıyor olmanın verdiği güven ve samimiyetle gülümsüyoruz. Yanımdaki ağaçta bir karga hiç durmadan ötüyor tepemde. Ne anlatmak istediğini bir anlasam.Bana bakıyor bir de üstelik, kimden haber getirdin ey karga?
Havayı kokluyorum arada, derin nefesler çekiyorum. Hayallere dalıyorum an an, aldığım nefeslerle o hayalleri yaşamıma çektiğimi düşünüyorum. Nasıl güzel; deniz, hava, martılar, cıvıldayan kuşlar, çocuğuyla önümden geçen çift, geçerken gözü bana takılan, dönüp dönüp bakan, sonra bir an yeniden önümden geçtiğini farkettiğim o adam...adam güzel miydi tam göremedim ama hali tavrı komikti :)
Derken kulağımda ikinci çocuğumun doğumunda çalmak istediğim yumuşacık mantra duyuluyor. Kitabı kapatıp, hayalimde çocuğum, çocuğumun babası, etrafta kuş cıvıltıları, deniz kokusu, güneş, ben kaybolmuş giderken...bir ses duyuluyor önümden geçen bir adamdan..beni hayallerden, güzelliklerden koparıp o an'ın adamda cereyan eden gerçeğine taşıyan: Hıaaayyggkk Tuuu!!
Yani sevgili evren bana boş hayallere dalma mı demek istedin, hayal kur ama dikkatli ol, etrafta pis musubetler olabilir mi demek istedin? Daldığım hayalleri bir tükürüğe kurban eder miyim diye test mi yaptın?
Nedir bilmiyorum ama, ben hayallerimi ve o an'da sahip olduğum huzur dolu ruhumu o tükürüğe kurban etmedim tabi.
Hayallerim ve huzur dolu ruhum baki..Olur arada tükürenler, çamurlar sıçrar hatta, kafama ayna bile düşer. Olur hepsi olur...Hayallerimden ve huzurumdan süzdüğüm yaşamımın dışında kalırlar. Yaşamımızın...tek kişilik değildi kurduğum hayaller.
Biz yine sahilde buluşuruz...
Senem



Bayıldım! Sahilde oturdum...daldım...düş kurdum... ay sonra o adam!
YanıtlaSilMünasebetsiz şey işte! :)
YanıtlaSil