Hayatta sınavlar varsa, ben bu yıl birden fazla ve çok zorlayıcı sınavlardan geçtim.Geçtim mi kaldım mı emin değilim ama çok şey öğrendiğim kesin. Daha önce de benzerlerini yaşadığım deneyimlerin bu sefer en derin, güzel, zor ve öğretici olanını yaşadım. Ve neden hep benzer şeyleri yaşadığımı çözmek için, kendimle ilgili oldukça derin ve korkutucu çalışmalar yaptım. Çok farklı, şaşırtıcı, ürkütücü, üzücü, beni salya sümük bırakan çalışmalar da oldu içlerinde. Her seferinde yeni bir şey keşfettim derinlerimde.
Bu sene gerçekten zor oldu. Her; artık tamam geçti, iyiyim dediğimde biraz daha zorladı beni olanlar. İyi ki öyle oldu diyorum şimdi. İyi ki ben geçen yıl yaşananları yaşadım, hissettim ki; artık yinelenen olayları, yani kendimi değiştirme nedenim oldu. Bundan sonra ne yaşayacağımı bilmiyorum ama ne yaşamayacağımı çok iyi biliyorum. Öğrenmem için tekrarlarla hayatıma giren o "ŞEY" bir daha tekrarlanmayacak.
Sadece yaşattığı güzel şeyler için değerli olmaz bir insan hayatınızda. Asıl, sizi zorladığı, belki üzdüğü, canınızı acıttığı için değerli olur. Çünkü bazen birşeyleri öğrenmenin tek yolu acıdan geçer. Acıyı hissedebilmek için sevgiyi bilmek gerekir önce. En iyi dostunuz, en iyi öğretmeniniz hayatında sizi en çok zorlayandır demişti birisi bana. O seni en çok ve en eski tanıyandır. Ve belki de en çok seven. Kulağa biraz ironik gelse de. Kendisi bile bunun bilincinde olmasa da.
Şu anda bana ne hissettiği ya da ne yaşattığı değil önemli olan. Bu yaşananlardan benim ne öğrendiğim, kendimi nasıl değiştirip, geliştirdiğim.
Unutamayacağım bir yıl oldu, en güzellerle en diplerde dolaştığım, yörüngemi tamamen kaybedip bir daha kaybetmeyecek biçimde bulduğum. Evet sevgili 2011 ve getirdikleri...Sonsuz teşekkürlerimle birlikte sonsuz sevgimi gönderiyorum sana. Bana getirdiklerini iyi ki getirdin, yaşattıklarını iyi ki yaşattın, hissettirdiklerini iyi ki hissettirdin. Ben şimdi senden sadece güzellikleri alarak yoluma devam ediyorum. Güzel olana zor sınavlardan geçerek ulaşılır. Şimdi ben daha güzelim,sen de öyle. Bittiğin yerde mutlu kal, sevgiyle kal, 'Hoşça'kal...
Senem
30.12.11
Var mı Arttıran?
30 Aralık 2011 Cuma
29 Aralık 2011 Perşembe
AFFEDİYORUM...BENİ AFFET
"Kız affediyor. Hidayete erdiğinden değil,artık bu nefreti taşımaya tahammülü kalmadığı için.Nefret insanı yorar....
Herşeyi,herkesi ve suçunu bilmesem de seni affediyorum.Seni sevdiğim halde beni sevmediğin için seni affediyorum,yıllardır aklıma gelmeyen şeytanımı uyandırdığın için seni affediyorum.Beni reddettiğin ve gücümü tükettiğin için seni affediyorum.Kim olduğumu ve burada olmamın sebebini anlamadığım için seni affediyorum...
Döktüğüm yaşları bağışlıyorum.
Acıları ve aldatmaları bağışlıyorum.
ihanetleri ve yalanları bağışlıyorum.
İftiraları ve ahlaksızlıkları bağışlıyorum.
Nefreti ve zulmü bağışlıyorum.
Yüreğimi yakan darbeleri bağışlıyorum.
Yıkılan hayalleri bağışlıyorum.
Ölen umutları bağışlıyorum.
Sevgisizliği ve kıskançlığı bağışlıyorum.
Umursamazlığı ve kötü niyeti bağışlıyorum.
Haklılık uğruna haksızlık edenleri bağışlıyorum.
Öfkeyi ve şiddeti bağışlıyorum.
İhmalkarlığı ve unutkanlığı bağışlıyorum.
Bütün kötülükleriyle dünyayı bağışlıyorum.
Hayal kırıklıklarıma rağmen yeniden sevmeyi başaracağım,
Elimde hiçbir şey olmasa da vermesini bileceğim,
Bin türlü engele rağmen neşeyle çalışacağım,
Yapayalnız kalsam, terk edilsem de elimi uzatacağım,
Hıçkırarak ağlarken bile gözyaşlarımı sileceğim,
Bana güvenilmese de ben güveneceğim.
Böyle olsun.Böyle olacak"
Elif,Paulo Coelho
Böyle OLUYOR ve böyle de OLDU.
GayatriSenem
Herşeyi,herkesi ve suçunu bilmesem de seni affediyorum.Seni sevdiğim halde beni sevmediğin için seni affediyorum,yıllardır aklıma gelmeyen şeytanımı uyandırdığın için seni affediyorum.Beni reddettiğin ve gücümü tükettiğin için seni affediyorum.Kim olduğumu ve burada olmamın sebebini anlamadığım için seni affediyorum...
Döktüğüm yaşları bağışlıyorum.
Acıları ve aldatmaları bağışlıyorum.
ihanetleri ve yalanları bağışlıyorum.
İftiraları ve ahlaksızlıkları bağışlıyorum.
Nefreti ve zulmü bağışlıyorum.
Yüreğimi yakan darbeleri bağışlıyorum.
Yıkılan hayalleri bağışlıyorum.
Ölen umutları bağışlıyorum.
Sevgisizliği ve kıskançlığı bağışlıyorum.
Umursamazlığı ve kötü niyeti bağışlıyorum.
Haklılık uğruna haksızlık edenleri bağışlıyorum.
Öfkeyi ve şiddeti bağışlıyorum.
İhmalkarlığı ve unutkanlığı bağışlıyorum.
Bütün kötülükleriyle dünyayı bağışlıyorum.
Hayal kırıklıklarıma rağmen yeniden sevmeyi başaracağım,
Elimde hiçbir şey olmasa da vermesini bileceğim,
Bin türlü engele rağmen neşeyle çalışacağım,
Yapayalnız kalsam, terk edilsem de elimi uzatacağım,
Hıçkırarak ağlarken bile gözyaşlarımı sileceğim,
Bana güvenilmese de ben güveneceğim.
Böyle olsun.Böyle olacak"
Elif,Paulo Coelho
Böyle OLUYOR ve böyle de OLDU.
GayatriSenem
26 Aralık 2011 Pazartesi
istiyorum
Ben, ben olduğum için bana ihtiyaç duyulmasını istiyorum.
İncinebilir olduğumu hissetmek istiyorum.
Mutsuz olduğumda da yanımda olmanı istiyorum.
Düştüğümde beni kaldırabilecek olanı bilmeni ve bunu göstermeni istiyorum.
Senin gücünü hissetmek istiyorum.
Kararlılığını görmek istiyorum.
Ne istediğini bildiğini ve bundan ne olursa olsun vazgeçmeyeceğini bilmek istiyorum.
Yaratıcılığını görmek istiyorum.
Hayat ne getirirse getirsin aydınlık tarafın insanı olduğunu bilmek istiyorum.
Hatalarım ve eksikliklerimle beni kabul etmeni ve sevmeni istiyorum.
En çok istediğim şeyi sana söylemek istiyorum.
Açıklığı ve dürüstlüğü yaşamak istiyorum.
Tatlı bir çılgınlık yaşamak istiyorum.
Seninle bir olmayı yaşamak istiyorum.
Seninle herşeyin en iyisi olduğunu yaşamak istiyorum.
Hafifliğin kalbimde kabardığını hissetmek istiyorum.
Derinliği istiyorum.
Bir olmak istiyorum.
Seninle bütünleşmek istiyorum.
Seninle Aşk'ın kendisi olduğumuzu hissetmek istiyorum.
Seninle attığımız her adımda Aşk ve Sevgi hissetmek ve yaşatmak istiyorum.
Seninle tüm korkularımızı, yaralarımızı birlikte iyileştirip yokettiğimizi görmek istiyorum.
Seninle bütün aşklarımı temize çektiğimi söylemek istiyorum.
Senin şiirin olmak istiyorum.
Benim Şövalyem olmanı istiyorum.
Tüm zorlukların, yaşamı öğreten tecrübelerin ardından şiir ve şövalye olarak birbirimize sarıldığımızda her zorluğu yenelim istiyorum.
Sana olan sevgimi seninle yaşamak istiyorum.
Bana olan sevgini en derinlerimde hissetmek istiyorum.
Her yeni gün yeniden doğalım istiyorum.
Her yeni gün yeniden tanışalım, birbirimize aşık olalım istiyorum.
ve her yeni gün ilişkimiz olgunlaşıp pekişsin, büyüsün istiyorum.
Ayaklarımız yere sağlam basarken, uçabilelim istiyorum.
Seninle dünyayı gezip, kocaman bir dünya olmak istiyorum.
Seninle ben olabilmek, benimle sen olabilmeni istiyorum.
Birlikte biz olmak istiyorum.
Senem
(tarihsiz)
İncinebilir olduğumu hissetmek istiyorum.
Mutsuz olduğumda da yanımda olmanı istiyorum.
Düştüğümde beni kaldırabilecek olanı bilmeni ve bunu göstermeni istiyorum.
Senin gücünü hissetmek istiyorum.
Kararlılığını görmek istiyorum.
Ne istediğini bildiğini ve bundan ne olursa olsun vazgeçmeyeceğini bilmek istiyorum.
Yaratıcılığını görmek istiyorum.
Hayat ne getirirse getirsin aydınlık tarafın insanı olduğunu bilmek istiyorum.
Hatalarım ve eksikliklerimle beni kabul etmeni ve sevmeni istiyorum.
En çok istediğim şeyi sana söylemek istiyorum.
Açıklığı ve dürüstlüğü yaşamak istiyorum.
Tatlı bir çılgınlık yaşamak istiyorum.
Seninle bir olmayı yaşamak istiyorum.
Seninle herşeyin en iyisi olduğunu yaşamak istiyorum.
Hafifliğin kalbimde kabardığını hissetmek istiyorum.
Derinliği istiyorum.
Bir olmak istiyorum.
Seninle bütünleşmek istiyorum.
Seninle Aşk'ın kendisi olduğumuzu hissetmek istiyorum.
Seninle attığımız her adımda Aşk ve Sevgi hissetmek ve yaşatmak istiyorum.
Seninle tüm korkularımızı, yaralarımızı birlikte iyileştirip yokettiğimizi görmek istiyorum.
Seninle bütün aşklarımı temize çektiğimi söylemek istiyorum.
Senin şiirin olmak istiyorum.
Benim Şövalyem olmanı istiyorum.
Tüm zorlukların, yaşamı öğreten tecrübelerin ardından şiir ve şövalye olarak birbirimize sarıldığımızda her zorluğu yenelim istiyorum.
Sana olan sevgimi seninle yaşamak istiyorum.
Bana olan sevgini en derinlerimde hissetmek istiyorum.
Her yeni gün yeniden doğalım istiyorum.
Her yeni gün yeniden tanışalım, birbirimize aşık olalım istiyorum.
ve her yeni gün ilişkimiz olgunlaşıp pekişsin, büyüsün istiyorum.
Ayaklarımız yere sağlam basarken, uçabilelim istiyorum.
Seninle dünyayı gezip, kocaman bir dünya olmak istiyorum.
Seninle ben olabilmek, benimle sen olabilmeni istiyorum.
Birlikte biz olmak istiyorum.
Senem
(tarihsiz)
BİR MACERA YOLCULUĞU
Çok uzaklarda bir yol varmış ve bu yol maceraya açılıyormuş. Çiçeklerle dolu çok güzel bir yolmuş ancak dikkatli yürümek gerekirmiş. Yol denizin üzerinde güzel mi güzel bir yolmuş.
Ali adında bir çocuk varmış. Bu yoldan geçip bir deniz kıyısına varmış. Kıyının üzerinden uçarak çok eğlendiğini düşünmüş. Ancak bu çok uzun sürmemiş, bir süre sonra kendini kontrol edememeye başlamış.
Başka yerlere yol almış. Sonunda harika bir deniz görmüş. Deniz parlıyormuş. Ali biraz daha gittikten sonra bir denizkızı görmüş. Ondan, Ali’ye nerede olduğunu söylemesini istemiş. O şu anda macera yolu adlı bir yoldaymış. Daha maceranın bitmediğini söylemiş denizkızı.
Yoluna devam etmiş. Başka bir denizkızı daha görmüş ve bir dolu da martı görmüş. Bu görüntü ona çok ama çok güzel görünmüş ancak yoluna devam etmek zorunda olduğunu biliyormuş. Hemen başka yerlere gitmiş. Orada bir ağaç varmış ama bu ağaç biraz garip bir ağaçmış. Bu ağacın üzerinde birkaç tane çalı varmış. Orada bir dolu deniz kabuğu varmış. O deniz kabuklarının içini açmış ve içinde inciler bulmuş. O incileri cebine koymuş.
Biraz daha yol aldıktan sonra bir ağaç görmüş. O ağacın üzerinde bir kitap varmış. Resimler varmış ve kendisi de o kitaba yaşadığı şeyleri resimlemeye karar vermiş.
Bunlar bir masaldı. Bu masalı okuyan iki çocuk meğersem masalın içine girmişler. Bu masalı da çok beğenmişler.
Ayşe Mira Öztüfekçi
8 yaş
8 Aralık 2011 Perşembe
Sonsuzdan Sonsuza...
Ne istiyorum biliyor musun?...
Seni…
Kalbinin şarkısını söylerken duymayı sesini…
Bilmek istiyorum, ne çalmak istersin ya da,
Nasıl çalarsın,
Dinlemek istiyorum…
Gel istiyorum, hiç haber vermeden,
Tut elimden götür beni
Bir günün doğuşunu seyretmeye mesela…
Gördüğün bir güzelliği göster bana,
Görmek istiyorum,
Veya huzurla gülümsemeni,
Hatta akan gözyaşlarını da…
Güven bana…
Bil istiyorum seni sevdiğimi…
Ne istiyorum biliyor musun?...
Beni…
Açmak istiyorum kalbimi, paylaşmak içindekini…
Sıkılıyorum biliyor musun ben olmayan tüm rollerden…
Ben olmak istiyorum…
Yaşamak istiyorum, tüm sadeliğim ve gerçekliğimle…
Bir kahkaha atmak mesela,
Kuşları seyretmek saatlerce,
Bir çiçeğin açışını beklemek,
Gözlerimi kapatıp müzik dinlemek veya…
Her an, kalbimden yayılan huzur ve aşkla…
Bir beste yapmak,
Bir şiir yazmak,
Bir resim yapmak istiyorum…
Yepyeni bir dünya anlatmak istiyorum sana…
Ne istiyorum biliyor musun?...
Bizi…
Yaşayalım istiyorum bu dünyada…
Gözlerimize baktığımızda,
Bilelim istiyorum neye bakıyoruz aslında…
Tüm ruhumuzla dans edelim istiyorum,
Özgürce, neşeyle, uyumla…
Tadını çıkaralım bu yolculuğun…
Sevelim istiyorum birbirimizi gerçekten,
Ve destekleyelim,
Saygı duyalım yolumuzun her adımına…
Yolu daha iyi görelim birbirimizin ışıklarıyla...
Ne istiyorum biliyor musun?...
Her şeyi…
Çünkü her şey tek bir şey sanki…
Tek bir şey istiyorum,
Gizli olanı, her şeyin içindeki…
Sevgi de, Tanrı de, Işık de ona…
Sevgili… Aşk… Nirvana…
Ne dersen de ya da…
...
Şimdi istiyorum ki;
Artık sus, hiç konuşma…
Ne sen olsun, ne ben olsun, ne biz olsun burada…
Kelimeler de olmasın hatta…
Öyle olsun ki;
Her nefeste, içini dolduran bir sır,
Hiç vermeyeceğin bir nefes olsun bu, göğsünün ortasında…
Ve öyle sadık kal ki bu sırra,
Yaşadığın her şeyde görünen o olsun yalnızca…
Ne istiyorum biliyor musun?...
Hiçbir şeyi…
Hiçbir şey istemiyorum,
Her şey öyle kusursuz ve tam ki…
Boşluk… Sükunet… Ahenk…
Olmak yalnızca…
Öyle bir olmak ki,
Bilmek tek olanın bu olduğunu…
Yaşamak
Bütün varlığımızla…
Akmak
Sonsuzdan sonsuza…
Alıntı
Seni…
Kalbinin şarkısını söylerken duymayı sesini…
Bilmek istiyorum, ne çalmak istersin ya da,
Nasıl çalarsın,
Dinlemek istiyorum…
Gel istiyorum, hiç haber vermeden,
Tut elimden götür beni
Bir günün doğuşunu seyretmeye mesela…
Gördüğün bir güzelliği göster bana,
Görmek istiyorum,
Veya huzurla gülümsemeni,
Hatta akan gözyaşlarını da…
Güven bana…
Bil istiyorum seni sevdiğimi…
Ne istiyorum biliyor musun?...
Beni…
Açmak istiyorum kalbimi, paylaşmak içindekini…
Sıkılıyorum biliyor musun ben olmayan tüm rollerden…
Ben olmak istiyorum…
Yaşamak istiyorum, tüm sadeliğim ve gerçekliğimle…
Bir kahkaha atmak mesela,
Kuşları seyretmek saatlerce,
Bir çiçeğin açışını beklemek,
Gözlerimi kapatıp müzik dinlemek veya…
Her an, kalbimden yayılan huzur ve aşkla…
Bir beste yapmak,
Bir şiir yazmak,
Bir resim yapmak istiyorum…
Yepyeni bir dünya anlatmak istiyorum sana…
Ne istiyorum biliyor musun?...
Bizi…
Yaşayalım istiyorum bu dünyada…
Gözlerimize baktığımızda,
Bilelim istiyorum neye bakıyoruz aslında…
Tüm ruhumuzla dans edelim istiyorum,
Özgürce, neşeyle, uyumla…
Tadını çıkaralım bu yolculuğun…
Sevelim istiyorum birbirimizi gerçekten,
Ve destekleyelim,
Saygı duyalım yolumuzun her adımına…
Yolu daha iyi görelim birbirimizin ışıklarıyla...
Ne istiyorum biliyor musun?...
Her şeyi…
Çünkü her şey tek bir şey sanki…
Tek bir şey istiyorum,
Gizli olanı, her şeyin içindeki…
Sevgi de, Tanrı de, Işık de ona…
Sevgili… Aşk… Nirvana…
Ne dersen de ya da…
...
Şimdi istiyorum ki;
Artık sus, hiç konuşma…
Ne sen olsun, ne ben olsun, ne biz olsun burada…
Kelimeler de olmasın hatta…
Öyle olsun ki;
Her nefeste, içini dolduran bir sır,
Hiç vermeyeceğin bir nefes olsun bu, göğsünün ortasında…
Ve öyle sadık kal ki bu sırra,
Yaşadığın her şeyde görünen o olsun yalnızca…
Ne istiyorum biliyor musun?...
Hiçbir şeyi…
Hiçbir şey istemiyorum,
Her şey öyle kusursuz ve tam ki…
Boşluk… Sükunet… Ahenk…
Olmak yalnızca…
Öyle bir olmak ki,
Bilmek tek olanın bu olduğunu…
Yaşamak
Bütün varlığımızla…
Akmak
Sonsuzdan sonsuza…
Alıntı
6 Aralık 2011 Salı
Tanrı'dan 10 Arkadaşça Tavsiye...
1.Kaygılanmayı Bırak
Yaşam seni bir darbe ile dağıttı ve senin tek yaptığın şey oturup kaygılanmak. Sen benim senin tüm yüklerini almak ve onları senin için taşıdığımı unuttun mu? Yoksa sen yolunun üzerindeki her küçük şey için kendi kendini yemekten hoşlanıyor musun?
2.Liste Yap
Yapılması ya da ilgilenilmesi gereken şeyler vardir. Onları liste yap. Kendi listene değil benim listeme yaz. O problem ile benim ilgilenmeme izin ver. Ben sen onu bana gönderene kadar sana yardım edemem. Benim listem uzun olmasına rağmen sonuçta ben Tanrı’yım. Ben senin ellerime bıraktığın her şey ile ilgilenebilirim. Gerçek şu ki gerçekten ben senin fark edemediğin pek çok şey ile uğraşıyorum.
3.Güven
Sırtındaki yükleri bana bıraktığında onları geri almayı denemekten vazgeç. Bana güven. Senin tüm ihtiyaçlarınla ve problemlerinle ilgileneceğime inan. Hangi problemler mi? Finansal problemler? Benim listeme ekle. Duygusal hayatındaki çalkantılar mı? Benim iyiliğim için onu listeme ekle. Sana yardım etmek istiyorum. Tek yapman gereken sadece istemek.
4.Bırak
Bir sabah kalkıp "Ben kendimi daha güçlü hissediyorum, bu sorunu burada ben hallederim "deme. Neden şimdi kendini daha güçlü hissediyorsun? Çok basit. Sen sorunlarını bana bıraktın ve ben onlarla ilgileniyorum. Ben ayrıca senin gücünü yeniledim ve seni barış ile sardım. Sen bütün bu yükleri sana geri verdiğimde başladığın yere geri döneceğini bilmiyor musun? Onları bana bırak ve unut. Sadece işimi yapmama izin ver.
6.İnan
Ben buradan, yukarıdan senin görmediğin pek çok şeyi görürüm. Benim ne yaptığımı bildiğime inan. Güven bana, benim gözlerimle görmeyi istemeyeceksin. Ben ihtiyaçlarını karşılamaya, seni korumaya ve seninle ilgilenmeye devam edeceğim. Sen sadece bana inanmak zorundasın. Benim senden çok işim olmasına rağmen sen kendine düşeni yapmakta zorlanıyorsun. Güvenmek ne kadar zor olabilir ?
7.Paylaş
Sen paylaşmayı iki yaşındayken öğrendin. Ne zaman unuttun? O kural halen geçerli. Senden daha zor durumda olanlarla paylaşmalısın. Sevincini ihtiyacı olanlarla paylaş. Gülüşünü, uzun zamandır gülmeyenlerle paylaş. Gözyaşlarını ağlamayı unutanlarla paylaş. İnancını inancı olmayanlarla paylaş.
8.Sabırlı Ol
Ben hayatı öyle bir düzenledim ki senin pek çok deneyimin olacak. Sen çocukluktan çıkıp olgunlaşacaksın, çocukların olacak, pek çok iş değiştireceksin, pek çok şey öğreneceksin, pek çok yere seyahat edip, çok fazla insanla tanışıp, pek çok şey deneyimleyeceksin. Sen benim listemdekileri yerine getirmem senin beklediğinden birazcık uzun sürdü diye nasıl sabırsız olabilirsin? Benim zamanlamama inan çünkü benim zamanlamam mükemmel. Çünkü bütün bu evreni ben yarattım. Herkes benim acele etmem gerektiğini düşünüyor.
9.Kibar Ol
Başkalarına kibar davran çünkü ben onları da seni sevdiğim gibi seviyorum. Onlar senin gibi giyinmeyebilir, senin gibi konuşmayabilir, senin gibi yaşamayabilir ama ben hepinizi sevmeye devam ediyorum. Lütfen benim için geçinmeyi dene. Ben hepinizi bir şekilde değişik yarattım. Hepiniz aynı olsaydınız bu çok sıkıcı olurdu. Lütfen benim farklılıklarınıza rağmen hepinizi sevdiğimi bil.
10.Kendini Sev
Ben seni bu kadar severken sen nasıl kendini sevmezsin? Seni ben tek bir sebepten dolayı yarattım: SEVMEK ve SEVİLMEK için .Ben sevgiyim.Sev beni.Kendini de sev.İşler ters gittiğinde kendine sinirlenmen benim kalbimi acıtır.Sen benim için çok değerlisin. Bunu sakın unutma .
Birlik Üniversitesi
Çeviri: Burçin - Oneness Türkiye
4 Aralık 2011 Pazar
Orda bir köy var uzakta...
"Orda bir köy var uzakta, gitmesek de, görmesek de o köy bizim köyümüz" türküsüyle büyüyen bir nesilin sevgiyi,değer vermeyi göstermekle ilgili algı ve vergisini sorgulamaya gerek var mı bilmiyorum.
"Çok değer veriyorum, çok önemli, çok seviyorum...vs"
Sevdiğini, değer verdiğini, tek kalenin, sığınağının o köy olduğunu sen kendi kendine istediğin kadar düşün, hisset.Köye yıldırım düşmüş, fırtınalarda ağaçları devrilmiş, sellerde yerle bir olmuş umurunda mı senin?
Dönüp baktın mı? Köyü korumak için birşeyler yaptın mı? Hadi hiç bir şey yapamadın, fırtınalar ağaçları savururken birine bile sarılıp orada oldun mu?
Çok güzel çiçekler ekip, sonra tek bir çiçeğine bile su vermediğin köyünde, dikenler, otlar bitmeye başladığında köye bakıp; niye bu dikenler, otlar demeye hakkın olabilir mi?
Köye sırtını dönüp gitmişsin, ne zaman döneceğini, hatta dönüp dönmeyeceğini bile söylemeden gitmişsin, köyün için hiçbir şey yapmamış, hiçbir şey vermemişsin yine de bıraktığın gibi kalsın istiyorsun.
Köy sana martılar göndermiş sevgisini,özlemini anlatmak, sana kendini hatırlatmak için..Bazen de kargalar; durumundan haberdar etmek, bakımsızlıktan çürümeye, yok olmaya doğru gittiğini anlatmak için.
Sen martıları alıp, bir süre sevip onları boşluğa salmış, kargalaraysa taşlar atmışsın. Köyün uyarı çığlıklarına, seni çağırmalarına duyarsız ve ilgisiz kalmak bir yana bir de taşlarla canını derinlerden yakmışsın. En çok sahiplenmen, ilgilenmen, şefkat göstermen gerekenler kargalar oysa. Martıları herkes sever, lekeleri olsa da beyaz hakim onlara.
Köyünün kargalarını bile sevip, sahiplenip, onlarla ilgilenirsen, o köy senin köyün olabilir. Ancak o zaman "GERÇEK" ten, "YÜREK" ten değer vermekten söz edilebilir. Ancak o zaman "SAMİMİYET"ine inandırabilirsin.
Köyler emek ister, bakım ister. Arada sırada gönderilen kısa 'nasılsın' mektupları yalnızlık rüzgarlarında savrulur gider.
Köy seni içten sevmeye, özlemeye devam eder, tüm bunlar oldu diye de suçlamaz, sen yine de anlamazsın.
O kadar 'BEN' desindir.
Hiç emek vermediğin, beslemek için hiçbir şey yapmadığın köyün bakımsızlıktan çürüyüp dikenlerle kaplandığında sana düşen kızıp sinirlenmek ve vazgeçmek değil, o köy gerçekten senin 'tek kale'nse ona sahip çıkmak, temizlemek, orada yeniden çiçekler açmasını sağlamak. Ha beklesin köy daha, benim şehirde yapmam gerekenler var diyorsan, sana rağmen yeterince bekledi köy. Kendi toprağını korumak için nadasa durmak zorunda. Yeniden çiçeklenebilmek için.
Şimdi sana düşense; ya bunu değiştirmek, ya da bununla yaşamak, şikayet etme hakkın olmadan.
Senem
Aralık 2011
"Çok değer veriyorum, çok önemli, çok seviyorum...vs"
Sevdiğini, değer verdiğini, tek kalenin, sığınağının o köy olduğunu sen kendi kendine istediğin kadar düşün, hisset.Köye yıldırım düşmüş, fırtınalarda ağaçları devrilmiş, sellerde yerle bir olmuş umurunda mı senin?
Dönüp baktın mı? Köyü korumak için birşeyler yaptın mı? Hadi hiç bir şey yapamadın, fırtınalar ağaçları savururken birine bile sarılıp orada oldun mu?
Çok güzel çiçekler ekip, sonra tek bir çiçeğine bile su vermediğin köyünde, dikenler, otlar bitmeye başladığında köye bakıp; niye bu dikenler, otlar demeye hakkın olabilir mi?
Köye sırtını dönüp gitmişsin, ne zaman döneceğini, hatta dönüp dönmeyeceğini bile söylemeden gitmişsin, köyün için hiçbir şey yapmamış, hiçbir şey vermemişsin yine de bıraktığın gibi kalsın istiyorsun.
Köy sana martılar göndermiş sevgisini,özlemini anlatmak, sana kendini hatırlatmak için..Bazen de kargalar; durumundan haberdar etmek, bakımsızlıktan çürümeye, yok olmaya doğru gittiğini anlatmak için.
Sen martıları alıp, bir süre sevip onları boşluğa salmış, kargalaraysa taşlar atmışsın. Köyün uyarı çığlıklarına, seni çağırmalarına duyarsız ve ilgisiz kalmak bir yana bir de taşlarla canını derinlerden yakmışsın. En çok sahiplenmen, ilgilenmen, şefkat göstermen gerekenler kargalar oysa. Martıları herkes sever, lekeleri olsa da beyaz hakim onlara.
Köyünün kargalarını bile sevip, sahiplenip, onlarla ilgilenirsen, o köy senin köyün olabilir. Ancak o zaman "GERÇEK" ten, "YÜREK" ten değer vermekten söz edilebilir. Ancak o zaman "SAMİMİYET"ine inandırabilirsin.
Köyler emek ister, bakım ister. Arada sırada gönderilen kısa 'nasılsın' mektupları yalnızlık rüzgarlarında savrulur gider.
Köy seni içten sevmeye, özlemeye devam eder, tüm bunlar oldu diye de suçlamaz, sen yine de anlamazsın.
O kadar 'BEN' desindir.
Hiç emek vermediğin, beslemek için hiçbir şey yapmadığın köyün bakımsızlıktan çürüyüp dikenlerle kaplandığında sana düşen kızıp sinirlenmek ve vazgeçmek değil, o köy gerçekten senin 'tek kale'nse ona sahip çıkmak, temizlemek, orada yeniden çiçekler açmasını sağlamak. Ha beklesin köy daha, benim şehirde yapmam gerekenler var diyorsan, sana rağmen yeterince bekledi köy. Kendi toprağını korumak için nadasa durmak zorunda. Yeniden çiçeklenebilmek için.
Şimdi sana düşense; ya bunu değiştirmek, ya da bununla yaşamak, şikayet etme hakkın olmadan.
Senem
Aralık 2011
2 Aralık 2011 Cuma
Sevgi...
Bir an, sadece bir an yaşanan…
İşte o an;
Bakabildim mi gözlerine,
Duyabildim mi sesini?
Yaşayabildim mi seni?
İşte o an, sonsuza ulaştı…
Sevgi…
(Alıntı)
İşte o an;
Bakabildim mi gözlerine,
Duyabildim mi sesini?
Yıkabildim mi duvarları,
Dokunabildim mi sana?Bir olabildim mi,
Katabildim mi kalbime kalbini?
Hatırlayabildim mi,Yaşayabildim mi seni?
İşte o an, sonsuza ulaştı…
Yok oldum ben,
Ve var oldum seninle,
Sen oldum, Ben oldun,Sevgi…
(Alıntı)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


