Var mı Arttıran?

13 Mayıs 2013 Pazartesi


LİMAN
Çok  güzel bir liman. Renkli, canlı, güvenli, bilge bir havası var. Çok güçlü ve sağlam görünüyor. Bir yanıyla yeni, genç bir limana benziyor.  Oysa yakından bakınca nice gemilerin gelip, hikayelerini bırakıp gittiğini görebiliyorsun. Barındırdığı nice hikayeyi karanlık dehlizlerinde saklarken, gelen yeni gemiler onun güvenli duvarlarını ve gülen yüzünü görüyor.
Gizemli bir havası var, uzaktan görüldüğünde, gemiler rotası olmadığı halde oraya uğramadan edemiyorlar. Kendileri de nasıl olduğunu anlamadan, rotadan çıkarak, dümenlerini o güzel limana doğru çeviriyorlar.
Gelen gemileri ağırlıyor liman. Bazı özel gemileri en özel, en korunaklı köşesine alıyor. Orada güzelce ağırlıyor. Gemi ve liman birbirleriyle hikayelerini paylaşıp, yeni hikayeler yaratıyorlar. Ve işte orada limanın yakıcı gizemi açığa çıkıyor. Etrafta hiç fırtına yokken, sadece o köşede, sadece limanın özel ilgi gösterdiği o gemide fırtınalar kopuyor. Dümenler çatırdıyor, yelkenler yırtılıyor, yolcular sağa sola savruluyor. Fırtına, ne geminin, ne limanın kontrol edemediği bir hal alıyor, sanki gemiye rotadan ayrıldığını ve bir an önce rotasına girerek yoluna devam etmesi gerektiğini hatırlatır gibi gemiyi sarsıyor, hırpalıyor. Gemi, alması gerekeni alıp, ardında saklanacak yeni hikayeler bırakarak limandan ayrılıyor. Rotasına ve beraberinde taşıdığı yolcularına eskisinden de sıkı sarılarak, limanı ardında bırakıyor. Aldığı gizemli güç, gemiyi eskisinden daha sağlam ve kuvvetli hale getiriyor.
Gemiler geliyor, gemiler gidiyor.Liman ise gemilerin yarattığı dalgalarla boğuşuyor her gidişin ardından. Ve her dalgalanma dalgakıranlarında, duvarlarında tahribata sebep oluyor.Dalgaların yarattığı tahribatı her seferinde tamir etmeye uğraşıyor. Her gidişle ondan da bir parça gidiyor.
Ama yoruldu artık, tahribatları tamir etmeye gücü kalmadı. Dahası artık tamir etmek de istemez oldu. Hiçbir gemiyi ağırlayabilecek yeri kalmadı. Dehlizlerde saklanan sırlar, hikayeler  yenilerine yer bırakmayacak kadar dolup taştı. Dahası, hiçbir gemiye verecek ne gücü, ne desteği, ne korunağı, ne de bunu yapma isteği kalmadı. Giden parçaların, yıkılan duvarların ardından açılan yerlere dolan sulara karışmak istiyor.
Liman olarak görevi bitti artık. Belki de yıkılmanın zamanı gelmiştir, belki de artık tozunu toprağını denize katma, denizle bütünleşme zamanı gelmiştir.

Evet, limanın yıkılıp, Deniz olma zamanıdır artık.

GayatriSenem
13 Mayıs 2013