Var mı Arttıran?

13 Şubat 2011 Pazar

ŞİİR VE GÜÇLÜ ŞÖVALYE

Adam: Nasıl aşığım sana nasıl! Gözlerim senden başkasını görmez, kulaklarım sesin sesinden başkasını duymaz oldu..Güzelliğinden gözlerim kamaşıyor.Aklımdan bir an olsun çıkmaz oldun..her an seninleyim..tüm hayallerimde sen varsın..Öyle asil, öyle iyi kalpli ve akıllısın ki, sen ne dersen onu yapmak istiyorum.Sen tüm içtenliğinle daima yoluma ışık oluyorsun..aşkım..söyle Ferhat’ın olayım..Mecnun’un olayım..fırsat ver aşkımı ispat edeyim..

Kadın: Sözlerin çok güzel..kalpten geliyor olduklarına da inanıyorum..ne çare ki daha önce söylenmemiş değiller. Yüzyıllardır, kadınlar en güzel aşk sözcüklerini, şiirlerini duydular..yaşadılar hatta…Beni heyecanlandırmıyor maalesef bu güzel ve içten sözlerin.Yarın bu sözlerin yerini başka ve kaba sözler alacağından değil…YENİ ve SÖYLENMEMİŞ olmadıklarından..Bana aşkını ispat etmek mi istiyorsun…Ben ne Ferhat ne Mecnun olmanı isterim..Ben güçlü ŞÖVALYE olmanı isterim..ve eğer ispat edeceksen, gireceğin zorlu savaşı yenmeni isterim. Bu öyle zorlu ve çetin bir savaş ki..henüz yapılmadı..yenebilen olmadı…aşkını ispat etmek isteyen her adam, düşmana güç kattı sadece..ve yok oldu..hayatın boyunca gireceğin en zorlu savaş olacak bu..hazır mısın buna?

Adam: Senin aşkın uğruna yenemeyeceğim düşman olamaz..Söyle kim bu düşman nerde saklanıyor?

Kadın: …..bu düşman uzaklarda değil..ve bir tane de değil üstelik..hem çok yakınında hem çok uzağında…hem sende bu düşman..hem bende…hem SENSİN BU DÜŞMAN HEM BEN!

Adam: Hayır asla..ne sensin düşman ne ben..seni seviyorum ben!

Kadın: Bunu biliyorum…düşman da biliyor…doğduğunda, doğduğumda yoktu o düşman..her geçen yılla ve yaşanmışlıklarla gelişerek büyüdü..giderek kök saldı, güçlendi…kolları uzadı, sesi, nefesi yakar oldu…İçimdeki ejderlerden bahsediyorum sana…beni yakıp yıkan, önüme engel olan ejderlerden…Seni yakıp yıkan, önüne engel olan ejderlerden…Gireceğin en zorlu savaş dedim…çünkü gücünü senden..gücünü benden alır o ejderler..onları yenmek için önce beni, önce kendini yok etmelisin!

Adam: Hazırım ben bu savaşa, yeneceğim senin ejderlerini de kendi ejderlerimi de ve ispatlayacağım sana aşkımı!

Kadın: Sandığından daha dirençlidir bu ejderler..her kılıç darbenle yeniden güçlenirler…öldü sandığında en küçük bir boş verme ile yeniden ayağa kalkarlar…seni sandığından daha çok yoracaklar..tüm gücünü alacaklar ve sen zayıfladığın anda daha da güçlenecekler.. Ejderlerim her ayağa kalktığında ben daha zor ve çekilmez olacağım..sana ve sevgine direnç gösterecek, kaçacağım…beni yakan ejderlerim seni de yakacak….ve senin ejderlerin de beni…AŞKIN, SEVGİN ONLARI YENMEYE YETER Mİ? Sevginle ejderlerimi, ejderlerimizi yok edebilir misin?

Adam: Her kılıç darbemle güçlenseler, büyüseler de..yeneceğim onları..
Kadın: İşte sorun da bu…hala kılıç darbelerinden bahsediyorsun…Onlar kılıç darbeleriyle daha da büyür, yok edemezsin..

Adam: Peki nasıl yok edeceğim onları söyle bana..O güzel aklınla bana yol göster…

Kadın: Beni anlayabilmek için önce kendi ejderlerini yok etmelisin. Senden güç alan ejderlerini!..Önce kendini yok etmeli ve yeniden
sevgi ile var olmalısın.Sevgin beni sardığında ve her ne olursa olsun bırakmadığında…ben de senden ve sevginden aldığım güçle savaşa katılacağım ve ejderlerimizi yenip…duru sevgi olarak varolabileceğiz…
Hazır mısın Şövalye?

Senem Kalender
Nisan 2009

Not: Tablo; 1092,Gustav Klimt. Ressamın Beethoven'ın 9.Senfonisinden esinlenerek yaptığı frieze, Viyana Secessione binasının incelemeleri sonucunda, 3 duvarı kaplayacak şekilde ince materyaller üzerine resmedilmiştir. Klimt bu eserde, kötü güçlerle savaşması ve bunu başarması gereken önemli bir figürü meydana getirmiştir. Eserde Şövalye pek çok zorluğu aşar, ve Klimt'in kadın olarak resmettiği şiire sarılarak mutluluğu yakalar.Yukarda görülen bölüm, eserin son bölümü, şiir ve şövalyenin "Ode to Joy" söyleyen melekler korosunun önünde birbirlerine sarılıp, mutluluğu yakalamalarını anlatır. Ben de bu yazıyı bu tablodan esinlenerek yazdım:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder